sharp ( - Türkçe İngilizce Sözlük

sharp (

"sharp (" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sharp s. sivri
sharp-witted s. cin gibi
sharp s. keskin
sharp-tongued s. keskin dilli
Genel
sharp edge i. keskin ağız
sharp shooter i. nokta atışçısı
sharp curve i. keskin dönüş
sharp sudden sound i. şırak
sharp shooter i. keskin nişancı
sharp practices i. dalavere
sharp bend i. keskin viraj
sharp i. diyez nota
sharp practices i. hileli işler
sharp i. kaba kepek
sharp i. dolandırıcı
sharp practice i. hileli bir iş
sharp answer i. sert cevap
sharp sightedness i. keskin gözlülük
sharp practice i. dalavere
sharp practice i. hileli iş
sharp pain i. akut ağrı
sharp drop i. keskin düşüş
sharp apple i. ekşi elma
sharp-pointedness i. sivrilik
sharp contrast i. keskin ayrım
sharp knife i. keskin bıçak
sharp criticism i. sert eleştiri
sharp criticism i. ağır eleştiri
sharp criticism i. acımasız eleştiri
a sharp break i. keskin bir dönüş
sharp tooth i. sivri/keskin diş
a sharp criticism i. sıkı bir eleştiri
a sharp stick i. keskin bir sopa
sharp pointed curve i. sivri uçlu eğri
razor-sharp skills i. keskin beceriler
sharp axe i. keskin balta
sharp edge i. kesici uç
b sharp i. si diyez
a sharp pain i. keskin bir ağrı
sharp rise i. keskin yükseliş
sharp increase i. keskin yükseliş
sharp claws i. keskin pençeler
sharp object i. kesici alet
sharp beak i. keskin gaga
a sharp slap i. okkalı bir tokat
sharp scissors i. keskin makas
sharp-sightedness i. ince detayları görebilme
sharp-sightedness i. dikkatli ve canlı olma
sharp decline i. büyük düşüş
sharp eye i. dikkatli göz
sharp eye i. keskin göz
give a sharp reply f. cevabı yapıştırmak
become sharp f. keskinleşmek
get sharp f. keskinleşmek
look sharp f. dikkat etmek
look sharp f. şık olmak
keep a sharp lookout f. kuş uçurtmamak
sharp f. oyunda hile yapmak
sharp f. tizleştirmek
make sharp f. keskinleştirmek
make a sharp sound f. keskin ses çıkarmak
look sharp f. gözünü dört açmak
sharp [dialect] f. keskinleştirmek
as sharp as a needle s. uyanık
sharp s. zehir gibi
sharp s. çok üstün (zeka)
sharp s. cimri
sharp s. tiz
sharp s. tiz (ses)
sharp s. mükemmel
sharp s. etkili
sharp s. kibar
sharp s. pürüzsüz
sharp s. göze çarpan
sharp s. diri
sharp s. sak
sharp s. hiddetli
sharp s. tez canlı
sharp s. zekası zehir gibi
sharp s. sert
sharp s. çok net
sharp s. ani (dönüş)
sharp s. gözü açık
sharp s. kesici
sharp s. ince
sharp s. sek
sharp s. seri
very sharp s. sipsivri
sharp s. temiz
sharp s. şiddetli
not sharp s. kör
sharp s. kurt
sharp s. hileli
as sharp as a needle s. zeki
sharp s. ekşi
sharp s. keskin (gözler)
sharp s. iğneli
as sharp as s. kadar keskin
sharp s. istekli
sharp s. ağır
sharp s. şiddetli (sancı)
sharp s. kurnaz
sharp s. sivri uçlu
sharp s. ani (yükseliş)
sharp s. zarif
sharp cornered s. keskin köşeli
sharp witted s. zeki
sharp s. kılağılı
sharp s. çabuk
sharp s. uyanık
sharp s. sert (vuruş/itiş)
sharp s. ters (söz)
sharp s. şık
sharp s. ani (düşüş)
sharp s. coşkun
sharp s. güzel
sharp pointed s. sivri
sharp s. haşin
sharp s. açıkgöz
sharp s. eli çabuk
sharp enough s. yeterince keskin
sharp s. tesirli
sharp sighted s. keskin gözlü
sharp s. zeki
sharp s. bariz
sharp s. acı
sharp s. dokunaklı
sharp s. keskin
sharp s. net
very sharp s. çok keskin
sharp-edged s. keskin kenarlı
sharp-eyed s. gözü keskin
sharp-tongued s. sivri dilli
sharp-set s. keskin
sharp-set s. sert
sharp-edged s. keskin
sharp-sighted s. keskin görüşlü
sharp-sighted s. gözü keskin
sharp-witted s. zekası zehir gibi
sharp-witted s. zeki
sharp-cut s. keskin
sharp-cut s. belirgin
razor-sharp s. çok keskin
sharp-pointed s. keskin uçlu
sharp-eyed s. keskin bakışlı
sharp as a sword s. kılıç kadar keskin
sharp-sighted s. gözleri keskin
sharp-eyed s. gözleri keskin
sharp-sighted s. keskin gözlü
sharp-eyed s. keskin gözlü

"sharp (" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Teknik
sharp dizisi sharp series i.
brown ve sharp ölçeği brown and sharp gauge i.
Bilgisayar
sharp av aygıtı sharp av device i.
sharp dv aygıtı sharp dv device i.